Bu sayfada
12 zaman tek tabloda
Tabloyu bir ızgara gibi oku: zamanın adındaki ilk kelime ne zaman olduğunu (present, past, future), geri kalanı eyleme nasıl baktığını söyler — basit bir gerçek olarak mı, süren bir şey olarak mı, bir noktadan önce bitmiş olarak mı, yoksa bir noktaya kadar sürmüş olarak mı.
| Zaman | Yapı | Örnek | Ne için kullanılır |
|---|---|---|---|
| Present simple | V1 (+ -s: he/she/it) | She works in a bank. | alışkanlıklar, genel gerçekler, rutinler |
| Present continuous | am/is/are + -ing | She is working from home today. | şu an ya da bu aralar olan eylemler; geçici durumlar |
| Present perfect | have/has + V3 | I have lost my keys. | geçmiş deneyimler, sonucu şimdi önemli olan eylemler; bitmemiş süreler (since/for) |
| Present perfect continuous | have/has been + -ing | I have been waiting for an hour. | geçmişte başlayıp hâlâ süren ya da yeni biten bir etkinlik |
| Past simple | V2 (worked, went) | We moved here in 2019. | geçmişte, belli bir zamanda bitmiş eylemler |
| Past continuous | was/were + -ing | I was cooking when you called. | geçmişteki bir anda sürmekte olan eylem; başka bir olayın arka planı |
| Past perfect | had + V3 | The train had left when we arrived. | iki geçmiş olaydan önce olanı |
| Past perfect continuous | had been + -ing | She had been working there for ten years before she left. | geçmişteki bir ana kadar bir şeyin ne kadar sürdüğü |
| Future simple (will) | will + V1 | I'll call you tonight. | o anda verilen kararlar, tahminler, teklifler ve sözler |
| Future continuous | will be + -ing | This time tomorrow I'll be flying to Rome. | gelecekteki bir anda sürmekte olacak eylem |
| Future perfect | will have + V3 | By June I'll have finished the course. | gelecekteki bir noktadan önce tamamlanmış olacak eylem |
| Future perfect continuous | will have been + -ing | In May I'll have been living here for five years. | gelecekteki bir ana kadar bir şeyin ne kadar sürmüş olacağı |
Günlük İngilizcede will kadar önemli iki gelecek yapısı daha var: be going to (önceden verilmiş kararlar ve görünen kanıta dayalı tahminler: I'm going to start a new job) ve ayarlanmış planlar için present continuous (I'm meeting Anna on Friday). İkisi gelecek bölümünde.
Şimdiki zamanlar
Present simple
Genel olarak doğru olan ya da düzenli tekrarlanan şeyler için: rutinler, alışkanlıklar, gerçekler, tarifeler. He, she ve it ile gelen -s'yi unutma — her seviyede konuşma İngilizcesinin en yaygın hatası bu.
- She works in a bank.
- I drink coffee every morning.
- Water boils at 100 degrees.
İpucu kelimeler: every day, usually, often, never, on Mondays
Present continuous
Konuşma anında ya da bu aralar olan eylemler ve geçici durumlar için. Süren değişimleri de anlatır: Prices are going up. (Fiyatlar artıyor.)
- She is working from home today.
- Look — it is raining.
- I am reading a great book at the moment.
İpucu kelimeler: now, right now, at the moment, today, these days
Present perfect
Geçmişi şimdiye bağlar. Zaman belirtmeden anlatılan deneyimler, sonucu şimdi önemli olan geçmiş eylemler ve since / for ile bitmemiş süreler için kullanılır. Bitmiş bir zaman söylediğin anda (yesterday, in 2019) past simple'a geç.
- I have lost my keys.
- Have you ever been to Italy?
- We have lived here since 2019.
İpucu kelimeler: ever, never, already, yet, just, since, for, so far
Present perfect continuous
Present perfect gibi ama vurguyu sonuca değil, etkinliğin kendisine ve süresine koyar. Çoğu zaman How long…? sorusunun cevabıdır. Durum bildiren fiiller (know, like, own) normalde bu yapıyı almaz.
- I have been waiting for an hour.
- She has been learning English for three years.
- You're out of breath — have you been running?
İpucu kelimeler: for, since, all day, lately, how long
Geçmiş zamanlar
Past simple
Temel geçmiş zaman: bitmiş bir zamanda bitmiş bir eylem. Düzenli fiiller -ed alır; en sık kullanılan fiillerse düzensizdir (go – went, see – saw, buy – bought) ve ezberlemek gerekir. Soru ve olumsuzda did + fiilin yalın hâli: Did you go? I didn't go.
- We moved here in 2019.
- I saw her yesterday.
- Did you watch the match last night?
İpucu kelimeler: yesterday, last week, in 2019, two days ago, when
Past continuous
Geçmişteki bir anda sürmekte olan eylemi anlatır. Çoğu zaman arka plandır ve past simple'daki kısa bir olay onu böler: I was walking home when I saw him. (Eve yürüyordum, onu gördüm.)
- I was cooking when you called.
- At eight o'clock we were having dinner.
- While she was driving, it started to snow.
İpucu kelimeler: while, when, at that time, at 8 o'clock yesterday
Past perfect
İki geçmiş olaydan hangisinin önce olduğunu gösterir. Yalnız sıra zaten belli değilse gerekir; before ya da after varsa çoğunlukla past simple yeter.
- The train had left when we arrived.
- I had never seen the sea before that trip.
- She was tired because she had worked all night.
İpucu kelimeler: before, after, by the time, already, never … before
Past perfect continuous
Present perfect continuous'un geçmişteki karşılığı: geçmişteki bir ana kadar bir etkinliğin ne kadar sürdüğü. Sohbette seyrek, hikâye anlatımında yaygın.
- She had been working there for ten years before she left.
- The ground was wet — it had been raining.
- We had been waiting for an hour when the bus came.
İpucu kelimeler: for, since, before, by the time, how long
Gelecek zaman yapıları
İngilizcede tek bir gelecek zaman yok. Will geleceği anlatmanın birkaç yolundan biri; seçim, söylediğin şeyin bir karar mı, plan mı, ayarlanmış bir randevu mu, yoksa tahmin mi olduğuna bağlı.
Future simple (will)
Konuşma anında verilen kararlar, görüşe dayalı tahminler (I think…), teklifler ve sözler için. Önceden yaptığın planlar için going to daha doğal durur.
- I'll call you tonight.
- I think it'll be sunny tomorrow.
- "It's cold." — "I'll close the window."
İpucu kelimeler: tomorrow, I think, probably, maybe, next year
Future continuous
Gelecekteki belli bir anda sürmekte olacak eylem için. Birinin planını kibarca sormanın da yoludur: Will you be joining us?
- This time tomorrow I'll be flying to Rome.
- Don't call at nine — I'll be working.
- Will you be using the car tonight?
İpucu kelimeler: this time tomorrow, at 9 tonight, all evening
Future perfect
Gelecekteki bir noktadan önce bitmiş olacak eylem için. Neredeyse her zaman by ile gelir (by Friday, by then).
- By June I'll have finished the course.
- By the time you arrive, we will have eaten.
- She will have left by then.
İpucu kelimeler: by June, by then, by the time, before
Future perfect continuous
Bir etkinliğin gelecekteki bir ana kadar ne kadar sürmüş olacağını ölçer. Konuşmadan çok yazıda karşına çıkar.
- In May I'll have been living here for five years.
- By 6 pm she will have been driving for ten hours.
İpucu kelimeler: by … for, by the time … for
be going to ve present continuous
be going to + fiil, önceden karar verdiğin niyetler (I'm going to learn to drive) ve gördüğün şeye dayalı tahminler (Watch out — you're going to fall!) için kullanılır. Present continuous ise saati belli, çoğu zaman başkalarıyla ayarlanmış planlar için: We're flying to Madrid on Monday. Sohbette planlar için bu ikisi will'den çok daha sık kullanılır.
En çok karıştırılan çiftler
- Present perfect mi past simple mı? I have seen that film (deneyim, zaman yok) — I saw it last week (bitmiş zaman). Yesterday, last year, in 2019, ago varsa present perfect yanlış: I have seen it yesterday ✗.
- Present simple mı present continuous mı? I work in Madrid (kalıcı) — I'm working in Madrid this month (geçici). Durum fiilleri — know, want, like, need, believe — normalde simple kalır: I know, I am knowing değil.
- will mi going to mu? "The phone's ringing." — "I'll get it." (şimdi karar verildi) — I'm going to call her tonight (önceden karar verildi).
- Past continuous mu past simple mı? Uzun süren arka plan eylemi continuous, kısa olay simple alır: I was having a shower when the doorbell rang.
- for mu since mi? İkisi de perfect zamanlarla gelir: for + süre (for two years), since + başlangıç noktası (since 2019, since Monday).
Türkçe zamanlar İngilizceye nasıl karşılık geliyor
Türkçe konuşanlar için zor olan İngilizce zamanların yapısı değil; Türkçenin zamanı başka türlü bölmesi. Birebir karşılık arayınca şu hatalar çıkıyor:
- "-iyor" iki zamana bölünüyor. Türkçede Her gün koşuyorum da Şu an koşuyorum da "-iyor" ile kuruluyor. İngilizcede ilki rutin olduğu için I run every day, ikincisi I'm running now. Sor: alışkanlık mı, şu an mı?
- "2019'dan beri burada yaşıyorum" present continuous değil. Türkçede şimdiki zamanla söylenen bu cümle İngilizcede I have lived / I have been living here since 2019. I am living here since 2019 ✗ — Türklerin en klasik hatası.
- -di ile -miş, past simple ile present perfect değil. "-miş" duyulan ya da sonradan fark edilen geçmiştir; present perfect ise geçmişin şimdiye bağlantısıdır. Bazen örtüşürler (Ali gelmiş! → Ali has arrived!), bazen hiç örtüşmezler (Dün yağmur yağmış → Apparently it rained yesterday). Zaman bildiren bir kelime varsa (dün, geçen yıl) her iki durumda da past simple.
- Geniş zaman = present simple + will. Kahve içerim → I drink coffee; ama teklif ya da söz olan Ben yardım ederim → I'll help, Ararım seni → I'll call you.
- "-ecek" tek başına will değil. Önceden kararlaştırdığın planlarda (Yarın İzmir'e gideceğim) İngilizler I'm going to İzmir tomorrow ya da I'm going to go der; will bu cümlede kulağa "şimdi karar verdim" gibi gelir.
Konuşmada hangi zamanlar gerekiyor
Sohbet etmek için on ikisinin hepsi gerekmez. Günlük konuşmanın büyük kısmını beş yapı taşır: present simple, present continuous, past simple, present perfect ve going to / will. Perfect continuous zamanlar ve future perfect sohbette seyrektir — duyunca tanı, ama konuşmaya başlamak için onları tam öğrenmeyi bekleme.
Şunu dene: her soruyu sesli olarak iki üç cümleyle cevapla. Her biri başka bir zamanı çağırıyor.
- What do you do? → Present simple
- What are you working on these days? → Present continuous
- What did you do last weekend? → Past simple
- Have you ever lived in another city? → Present perfect
- What are you going to do next year? → going to
Fiili kurmak için duraksadığını fark ediyorsan o zaman henüz otomatikleşmemiş demektir. Kâğıtta değil konuşarak çalış: o zamanla kendi hayatın hakkında on kısa cümle söyle.
Test: 12 cümle
Paranteze yazılan fiili doğru zamana koy. Önce kendin karar ver, sonra cevabı aç.
1. She ___ (work) in a hospital. She is a nurse.
Cevap: works — işiyle ilgili kalıcı bir gerçek.
2. Listen! Someone ___ (knock) at the door.
Cevap: is knocking — tam şu an oluyor (Listen!).
3. I ___ (live) here since 2019.
Cevap: have lived / have been living — since ile şimdiye kadar süren, bitmemiş bir süre.
4. We ___ (see) that film last weekend.
Cevap: saw — bitmiş bir zaman (last weekend).
5. I ___ (never / be) to Japan.
Cevap: have never been — zaman belirtilmeyen bir hayat deneyimi.
6. While I ___ (cook), the phone rang.
Cevap: was cooking — daha kısa bir olayın böldüğü arka plan eylemi.
7. When we got to the cinema, the film ___ (already / start).
Cevap: had already started — iki geçmiş olaydan önce olanı.
8. Look at those clouds — it ___ (rain).
Cevap: is going to rain — görülen kanıta dayalı tahmin.
9. "I'm cold." — "I ___ (close) the window."
Cevap: 'll close — konuşma anında verilen karar.
10. This time tomorrow I ___ (fly) to London.
Cevap: will be flying — gelecekteki bir anda sürmekte olacak eylem.
11. By the end of the year she ___ (finish) her degree.
Cevap: will have finished — gelecekteki bir noktadan önce tamamlanmış (by).
12. He's tired because he ___ (run) for an hour.
Cevap: has been running — şimdiki sonucu açıklayan, şimdiye kadar süren etkinlik.
Dokuz ve üzeri doğru: zaman bilgin sağlam — şimdi konuşmada otomatikleştirme zamanı. Altıdan az: yukarıdaki bölümleri sırayla çalış, present perfect'ten başla.
TalkSmart ile zaman çalışmak
Zamanlar en hızlı, kuralı öğrenip aynı gün konuşmada kullandığında oturur. TalkSmart'ın gramer bölümünde dersler CEFR seviyesine göre sıralı — A1'deki present simple'dan üst seviyelerdeki perfect continuous zamanlara kadar — her birinde kısa bir anlatım ve cevabını kontrol eden alıştırmalar var. Gramer alıştırmaları sayfasında seviyeye göre ücretsiz bir test de bulunuyor.
Sonra zamanları gerçek bir sohbette kullan: konuşma partneri geçmişini, planlarını ve deneyimlerini soruyor; oturumdan sonraki rapor düzeltilmiş cümlelerini gösteriyor — farkında olmadan yaptığın zaman hataları da dahil.
Gramer derslerini aç → Konuşma oturumu başlat
Sık sorulan sorular
İngilizcede kaç zaman var?
Ders kitaplarındaki yaygın cevap on iki: üç zaman dilimi (present, past, future) çarpı dört bakış açısı (simple, continuous, perfect, perfect continuous). Dilbilimciler kesin konuşunca yalnız iki zaman sayar — present ve past — çünkü gelecek will ve going to gibi kelimelerle kuruluyor. Öğrenmek için on ikilik ızgara sistemi görmenin pratik yolu.
İngilizcede en çok hangi zamanlar kullanılır?
Günlük konuşmada yükün çoğunu present simple ve past simple taşır; ardından present continuous, present perfect ve will / going to ile kurulan gelecek yapıları gelir. Perfect continuous zamanlar ve future perfect çok daha seyrek, çoğunlukla yazıda görülür.
Present perfect ile past simple arasındaki fark nedir?
Past simple bitmiş bir zamandan söz eder (dün, 2019'da, iki gün önce). Present perfect geçmişi şimdiye bağlar: zamanı söylenmeyen deneyimler, sonucu şimdi önemli olan eylemler ve bitmemiş süreler (since, for). Ne zaman olduğunu söylüyorsan past simple kullan.
İngilizce zamanları hızlı nasıl öğrenirim?
On iki ayrı kural yerine sistemi (zaman dilimi + bakış açısı) öğren, önce konuşmada gereken beş yapıyı oturt ve her birini kendi hayatın hakkında cümleler kurarak çalış. Kısa bir alıştırma yapıp aynı zamanı aynı gün sohbette kullanmak, uzun gramer seanslarından daha iyi sonuç verir.
Bunu sesli pratik yapmak ister misin?
TalkSmart yapay zekâ sınav görevlisiyle gerçek zamanlı konuşma pratiği sunar — cue card, süre ve band puanı dahil.