Bu sayfada
Phrasal verb nedir
Phrasal verb, bir fiil ile bir ya da iki küçük kelimenin (up, out, off, on, down, back, after…) birleşip tek bir fiil gibi çalışmasıdır. Bazen anlamı tahmin etmek kolaydır: come back (geri gelmek), sit down (oturmak). Çoğu zaman değildir: give up "vazgeçmek", put off "ertelemek", turn down "reddetmek" anlamına gelebilir.
Birçok phrasal verb'ün tek kelimelik, daha resmî bir karşılığı vardır: find out — discover, put off — postpone, carry on — continue. Resmî kelime yazıda gayet iyi; ama sohbette ana dili İngilizce olanlar neredeyse her zaman phrasal verb'ü kullanır. Bunları öğrenmek İngilizceni doğal duyurmanın en hızlı yolu.
Konulara göre 40 yaygın phrasal verb
Bu kırkı günlük konuşmada tekrar tekrar karşına çıkar. Alfabetik değil konuya göre öğren — ihtiyaç duyduğun durumda aklına gelirler.
Günlük hayat
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| get up | yataktan kalkmak | I usually get up at seven. |
| wake up | uyanmak | I woke up in the middle of the night. |
| turn on | açmak (cihaz, ışık) | Can you turn on the light? |
| turn off | kapatmak (cihaz, ışık) | Don't forget to turn off the oven. |
| put on | giymek | Put on a jacket — it's cold. |
| take off | çıkarmak (kıyafet); havalanmak (uçak) | Please take off your shoes. / The plane took off at nine. |
| pick up | birini/bir şeyi almak; yerden kaldırmak | I'll pick you up from the station. |
| go out | gezmeye çıkmak, dışarı çıkmak | We usually go out on Friday nights. |
İş ve okul
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| carry on | devam etmek | Sorry for interrupting — carry on. |
| set up | kurmak (şirket, sistem); hazırlamak | She set up her own company last year. |
| fill in | doldurmak (form) | Please fill in this form. |
| hand in | teslim etmek (ödev, rapor) | You have to hand in the essay by Friday. |
| look up | (sözlükte, internette) bakmak | I looked up the word in a dictionary. |
| figure out | anlamak, çözmek | I can't figure out how this works. |
| come up with | (fikir) bulmak, ortaya atmak | She came up with a great idea. |
| deal with | ilgilenmek, halletmek | I have to deal with a lot of emails. |
İnsanlar ve ilişkiler
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| get on with | biriyle iyi anlaşmak | I get on well with my colleagues. |
| hang out | takılmak, birlikte vakit geçirmek | We hang out at the café after class. |
| look after | bakmak, ilgilenmek (çocuk, hayvan) | Can you look after my cat this weekend? |
| bring up | yetiştirmek (çocuk); (konu) açmak | She was brought up by her grandparents. / Don't bring up politics. |
| fall out | tartışıp küsmek | They fell out over money. |
| catch up | hasret gidermek, sohbet edip haberleşmek | Let's meet for coffee and catch up. |
| let down | hayal kırıklığına uğratmak | I promised to help — I can't let them down. |
| turn down | reddetmek (teklif); kısmak (ses) | He turned down the job offer. |
Sorunlar ve planlar
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| give up | vazgeçmek; bırakmak (alışkanlık) | Don't give up — you're nearly there. |
| put off | ertelemek | We've put off the meeting until Monday. |
| call off | iptal etmek | The match was called off because of the rain. |
| run out of | (bir şey) bitmek, tükenmek | We've run out of milk. |
| sort out | halletmek, düzeltmek | Don't worry, I'll sort it out. |
| work out | iyi sonuçlanmak; spor yapmak; hesaplamak | Things will work out. / I work out three times a week. |
| find out | öğrenmek, ortaya çıkarmak | I found out the truth yesterday. |
| break down | bozulmak (makine, araba) | Our car broke down on the motorway. |
Yolculuk ve ulaşım
| Phrasal verb | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| set off | yola çıkmak | We set off early to avoid the traffic. |
| get on | binmek (otobüs, tren, uçak) | Get on the bus at the next stop. |
| get off | inmek (otobüs, tren, uçak) | We got off the train in Oxford. |
| check in | giriş yapmak (otel, havalimanı) | You can check in online the day before. |
| check out | çıkış yapmak (otel) | We have to check out of the hotel by eleven. |
| drop off | birini/bir şeyi bir yere bırakmak | I dropped the kids off at school. |
| come back | geri gelmek, dönmek | When are you coming back? |
| look forward to | dört gözle beklemek | I'm looking forward to the holidays. |
Ayrılır mı ayrılmaz mı: söz dizimi kuralı
Ayrılabilen phrasal verb'ler
Nesne alan phrasal verb'lerin çoğu ikiye ayrılabilir: nesne küçük kelimenin önüne ya da arkasına gelir. Ama nesne bir zamirse (it, him, her, them) mutlaka ortaya girer.
Turn off the light. ✓ · Turn the light off. ✓ · Turn it off. ✓ · Turn off it. ✗
Ayrılamayan phrasal verb'ler
Bazıları hiç ayrılmaz: nesne, zamir olsa bile, her zaman fiilin tamamından sonra gelir. look after, deal with, get on (otobüse), come across böyle çalışır.
Look after the baby. ✓ · Look after her. ✓ · Look her after. ✗
Üç parçalı phrasal verb'ler
İki küçük kelimeli fiiller (run out of, come up with, look forward to, get on with) hiç ayrılmaz. look forward to'dan sonra isim ya da -ing'li fiil gelir.
We ran out of time. · She came up with a plan. · I look forward to it.
Bir phrasal verb ayrılabiliyor mu emin değilsen iyi bir sözlük gösterir: turn sth off ayrılabilir, look after sb ayrılmaz.
up, out, off ve down genelde ne demek
Küçük kelimeler rastgele değil. Çoğu zaman kendi anlamlarını taşırlar ve bu, yeni bir phrasal verb'ü tahmin etmeni kolaylaştırır:
| Parçacık | Genelde anlamı | Örnekler |
|---|---|---|
| up | tamamlama, artma, ortaya çıkma | eat up, use up, speak up, turn up (the volume) |
| out | sonuna kadar, yok olma, keşfetme | find out, run out, sell out, work out |
| off | durma, ayrılma, iptal | turn off, take off, call off, set off |
| on | başlama, devam etme, üstte olma (giyme) | turn on, carry on, put on, go on |
| down | azalma, reddetme, bozulma, yazıya geçirme | turn down, slow down, break down, write down |
| back | geri dönme, iade | come back, call back, pay back, give back |
Bunlar kural değil eğilim — make up hem "uydurmak" hem "barışmak" demek. Ama yeni phrasal verb'lerin çoğunu bir bilmeceden mantıklı bir tahmine çevirirler.
Sık yapılan hatalar
- Can you turn off it? ✗ → Can you turn it off?
Ayrılabilen bir phrasal verb'de zamir mutlaka ortaya girer. - I look forward to see you. ✗ → I look forward to seeing you.
look forward to'daki to bir edat; ardından -ing'li fiil ya da isim gelir. - She gave up to smoke. ✗ → She gave up smoking.
give up'tan sonra isim ya da -ing gelir, to + fiil değil. - Can you look after of the kids? ✗ → Can you look after the kids?
Küçük kelime zaten edatın kendisi — Türkçeden gelen ikinci bir edat ekleme. - We went out from the house at eight. ✗ → We left the house at eight. / We went out at eight.
go out "eğlenmeye çıkmak" demek; bir yerden ayrıldığını söylemek için leave ya da go out of kullan.
Türkçe konuşanlar için phrasal verb'ler neden zor
Türkçede phrasal verb'e benzeyen bir yapı yok. Bu yüzden Türklerin phrasal verb'lerle sorunu genelde şu dört noktada toplanıyor:
- Kaçınma. Türkler phrasal verb yerine okulda öğrendikleri tek kelimelik fiile kaçar: postpone, continue, discover, tolerate. Doğru ama sohbette resmî ve kitap gibi duyulur. Aynı cümlede İngiliz put off, carry on, find out, put up with der.
- Kelimelere bölüp çevirmek. give up'ı "vermek + yukarı" diye düşünmek hiçbir yere götürmez. Phrasal verb'ü tek bir kelime gibi, Türkçedeki tek bir karşılığıyla öğren: give up = vazgeçmek.
- Zamirin yeri. Türkçede nesne fiilden önce gelir ve ortaya bir şey girmez; bu yüzden turn off it ✗ çok yaygın. Kural: zamir hep ortaya — turn it off.
- Çok anlamlılık. take off hem "çıkarmak" hem "havalanmak", pick up hem "almak" hem "kaldırmak" hem "(dil) kapmak". Türkçede her biri ayrı fiil; İngilizcede anlamı cümle belirler. Bu yüzden her phrasal verb'ü bir örnek cümleyle öğrenmek şart.
Bir benzetme: Türkçedeki "bakakalmak, yapıvermek" gibi birleşik fiillerde de küçük bir parça fiilin anlamını değiştirir. Phrasal verb'leri bunların İngilizcedeki karşılığı gibi düşünebilirsin — parçacık da fiile yeni bir anlam katıyor.
Phrasal verb'ler nasıl öğrenilir
- Hiçbir zaman tek başına değil, cümle içinde öğren. We've run out of milk, "run out of = bitmek" listesinden çok daha kolay akılda kalır ve kullanılır.
- Konuya göre grupla — yukarıdaki tablolar gibi — ki doğru durumda geri gelsinler.
- Parçacığa dikkat et. Yeni bir tane gördüğünde küçük kelimenin ne eklediğini sor.
- Günde beş tane yeter. Her birini kendi hayatınla ilgili bir cümlede söyle, sonra birini aynı gün sohbette kullan.
- Resmî kelimenin yerine koy. continue ya da postpone diyeceğin her an carry on ya da put off demeyi dene.
Test: 12 cümle
Her cümleyi eksik küçük kelimeyle tamamla. Önce kendin karar ver, sonra cevabı aç.
1. Please turn ___ your phones during the exam.
Cevap: off — bir cihazı kapatmak.
2. I'm going to give ___ sugar for a month.
Cevap: up — bir alışkanlığı bırakmak.
3. We've run ___ of milk.
Cevap: out — bir şeyin bitmesi; ardından of gelir.
4. Can you look ___ my cat while I'm away?
Cevap: after — bakmak, ilgilenmek.
5. The match was called ___ because of the storm.
Cevap: off — iptal etmek.
6. I need to find ___ what time the train leaves.
Cevap: out — bir bilgiyi öğrenmek.
7. She came ___ with a brilliant solution.
Cevap: up — fikir bulmak; üç parçalı fiil (come up with).
8. Let's put the meeting ___ until next week.
Cevap: off — ertelemek.
9. Our car broke ___ on the way to the airport.
Cevap: down — bozulmak (makine, araba).
10. I get ___ really well with my flatmates.
Cevap: on — iyi anlaşmak (get on with).
11. Please fill ___ the form and sign it.
Cevap: in — form doldurmak.
12. I'm looking forward ___ the weekend.
Cevap: to — buradaki to edat — ardından isim ya da -ing gelir.
Sohbette kullanmak
Bir phrasal verb ancak sohbette kendiliğinden ağzından çıktığında senindir. TalkSmart'ın gramer bölümünde B1 seviyesinde phrasal verb'lere giriş dersi var; alıştırmalar cevabını kontrol ediyor. Sonra yapay zekâ konuşma partneriyle bir sohbette bu sayfadaki beş phrasal verb'ü kullanmayı dene — oturumdan sonraki rapor düzeltilmiş cümlelerini gösteriyor, zamiri yanlış yere koyduğun cümleler dahil.
Her ücretsiz hesapta bir konuşma oturumu var.
Gramer derslerini aç → Konuşma oturumu başlat
Sık sorulan sorular
Phrasal verb nedir?
Bir fiilin up, out, off, on ya da down gibi bir veya iki küçük kelimeyle birleşip kendi anlamı olan tek bir fiil gibi çalışmasıdır. Örneğin give up (vazgeçmek), find out (öğrenmek, ortaya çıkarmak) ya da run out of (bitmek, tükenmek).
İngilizcede kaç tane phrasal verb var?
Birkaç bin tane, ama çoğuna ihtiyacın yok. Bu sayfadaki kırkı gibi birkaç düzine yaygın phrasal verb, günlük konuşmanın büyük kısmını karşılar.
Phrasal verb'ler ayrılabilir mi?
Nesne alan phrasal verb'lerin çoğu ayrılabilir: turn off the light ya da turn the light off. Nesne bir zamirse mutlaka ortaya girer: turn it off. look after gibi bazıları hiç ayrılmaz; look forward to gibi üç parçalılar da asla ayrılmaz.
Phrasal verb'leri öğrenmenin en iyi yolu nedir?
Örnek cümle içinde, konuya göre gruplayarak, birkaç tane birden öğren ve her yenisini kısa süre içinde sohbette kullan. Parçacığın genelde ne anlama geldiğine (up, out, off, down) dikkat etmek yenilerini tahmin etmeyi kolaylaştırır.
Bunu sesli pratik yapmak ister misin?
TalkSmart yapay zekâ sınav görevlisiyle gerçek zamanlı konuşma pratiği sunar — cue card, süre ve band puanı dahil.